Karadeniz’de Sessiz Tehlike: Derin Deniz Isınması Köyleri Tehdit Ediyor

karadeniz ısınıyor

Karadeniz’in serin sularıyla ünlü kıyıları, sessiz bir tehditle karşı karşıya. Bilim insanlarının son ölçümleri, bölgede deniz suyu sıcaklıklarının derinlerde bile anormal şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Bu durum, sadece balıkçılığı değil, kıyı köylerinde yaşayan binlerce insanın geçim kaynaklarını ve evlerini de riske atıyor.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş liderliğinde yürütülen bir araştırma, Karadeniz’de Mart 2025 itibarıyla derin deniz sıcaklıklarının son 50 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre, yüzey sıcaklıkları 25-27°C arasında seyrederken, 200 metre derinlikteki sularda bile 1-2°C’lik bir artış tespit edildi. “Bu, Karadeniz’in ekosistemi için alarm verici bir durum,” diyor Prof. Dr. Ağırbaş. “Derin deniz ısınması, oksijen seviyelerini düşürüyor ve balık türlerinin göç paternlerini değiştiriyor. Hamsi gibi ekonomik değeri yüksek türler, daha soğuk sulara kaçıyor.”

Kıyı Köylerinde Hayat Değişiyor

Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesine bağlı Kaleköy’de yaşayan balıkçı Mustafa Yılmaz, bu değişimi bizzat hissediyor. “20 yıldır bu işi yapıyorum, ama son iki yılda ağlarım hep boş dönüyor,” diyor 45 yaşındaki Yılmaz. “Deniz eskisi gibi değil, balık bulmak için daha uzağa açılmamız gerekiyor. Yakıt masrafları artıyor, ama kazanç düşüyor.” Mustafa’nın köyünde, kıyı erozyonu da hızlanmış durumda. Deniz seviyesindeki hafif yükseliş ve ısınan suların dalga gücünü artırması, evlerin temelini tehdit ediyor. Köy muhtarı Ayşe Kaya, “Geçen ay iki evin bahçesi denize kaydı. İnsanlar korkuyor, ama nereye gideceklerini bilmiyorlar,” diye anlatıyor.

Bilim Ne Diyor?

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nden Doç. Dr. Meltem Ok, Karadeniz’in kendine özgü yapısının bu tehdidi artırdığını belirtiyor. “Karadeniz, oksijensiz derin suları ve sınırlı su dolaşımıyla zaten hassas bir ekosistem. Isınma, bu dengeleri daha da bozuyor. Kıyı erozyonunun hızlanması, balıkçılığın çökmesi ve hatta tatlı su kaynaklarına tuzlu su karışması gibi riskler kapıda,” diyor Ok. Mart 2025’te yayımlanan bir raporda, Karadeniz’in bazı bölgelerinde plankton patlamalarının arttığı ve bu durumun deniz yaşamını daha da zorlaştırdığı vurgulanıyor.

Çözüm Arayışı

Uzmanlar, bu sorunun sadece yerel değil, küresel bir çaba gerektirdiğini söylüyor. İklim değişikliğine karşı acil önlemler alınmazsa, Karadeniz’in kıyı şeridi geri dönüşü olmayan bir dönüşümle karşı karşıya kalabilir. Yerel yönetimler ise henüz somut bir adım atmış değil. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Kıyı erozyonu ve deniz ısınması konularında çalışmalarımız sürüyor, ancak bu uzun vadeli bir süreç,” diyerek durumu özetliyor.

Kaleköy sakinlerinden Fatma Nine (72), denize bakarak iç çekiyor: “Biz bu sularla büyüdük, ama torunlarım aynı şansı bulamayacak gibi.” Karadeniz’in sessiz tehlikesi, kıyıdaki hayatı dönüştürmeye devam ederken, uzmanlar ve halk bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor.